Başkasının işlediği bir günaha karşı içimde fazla bir tepkinin varlığını hissettiğimde, tepkinin kaynağını çözmek için yeterince cesursam eğer orada zaaflarıma dair kuvvetli anekdotlar bulurum. Genelde zaaflarımı, tepkili olduğum günah ile paralellik gösterirken yakalarım. Başkasında gördüğüm bu günah belki de bana en çok kendi zaafımı hatırlattığı için bu kadar tepkili hissederim. Çünkü ben de o günaha dair meylimi içten içe bilirim. Bunu bir başkasında görmek, yani meyline yenilmiş bir başkasına şahit olmak beni kaygılandırır. O tepki; belki bir gün benim için de zaafıma yenik düşme ve günaha teşebbüs etme ihtimaline karşı bir haykırıştır aslında. Diğer bir taraftan da zaaflarımla mücadeleme dair de bir göstergedir. Mesela geçmişteki kuvvetli bir zaafımdan bahsetmek isterim. Ortaokul son sınıfta liseye geçiş sınavına girerken başım kapalı sınava beni alacaklar mı diye endişe içindeydim. Onu mu bunu mu yapsam derken sonunda başım kapalı girmek için ısrar etmeye karar verdim. Bu 14 yaşında bir kız için büyük bir karardı. Sınavın olacağı okula girdiğimde gördüğüm her görevlinin gözünün içine bakıyordum. Birisi artık ‘başını aç’ dese de ben de ‘açmayacağım‘ desem diye diye koridorlarda ilerliyordum. Ben böyle gergin şekilde artık son koridora gelmişken yanımda bir kız, başörtüsünün önünü açmış iki eliyle tutuyordu ve belli ki birisi aç dese hemen örtüsünü çıkaracaktı. Ona karşı içimde çok ciddi bir kırgınlık ve tepki hissettim. Ben o kadar karar verme sancısını ve gerginliğini boşa mı çekiyordum. Çok sonradan düşündüğümde fark ettim ki, o kıza bu kadar kızgınlık duymamın başka bir sebebi daha vardı. Sınav gününde, içimin derinliklerinde şöyle sorular vardı: “Ya sınav görevlilerine istediğim gibi bir duruş sergileyemezsem?”, “Ya gelecek kaygısı tesettürümün önüne geçerse?”, “Ya stresten ağlarsam ve yeterince ısrarcı olamazsam?” O kızda bütün bu soruları ve korkularımı gördüm. Ona çok kızdım. Ben aslında kendi başımı açma ihtimaline de çok kızgındım. Sonra ne mi oldu, kimse bize başımızı açtırmadı. Daha önce aynı sıralarda başını açmak zorunda kalan çok fazla kızın hikayesini dinlemiştim. Ben açmadım diye o hikayeleri unutmadım. Bugün 28 Şubat; o günleri öyle ya da böyle deneyimleyen herkesi selamlıyorum. Allah ülkemizde ve hiçbir Müslüman coğrafyada bir daha o günleri yaşatmasın. Bize de nimetin farkında olup hakkıyla şükretmek nasip olsun. Amin.
Zeynep
Yorum yok! İlk sen ol.